“Yatağında nasıl
uzandığını, nasıl ağır ağır nefes aldığını, saçlarının yastığa nasıl
serildiğini tasavvur ediyor ve hayatta bu manzarayı görmekten daha büyük bir
saadet olmayacağını düşünüyordum.”
“Hayatım müddetince hep onu aramış, onu beklemiştim.”
“Artık Maria Puder, yaşamak için kendisine kayıtsız
ve şartsız muhtaç olduğum bir insandı. Bu his ilk anlarda bana da garip
geliyordu. Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın
vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat bu hep böyle
değil midir? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra
keşfetmez miyiz?...”
“İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine
sokulabilirler, üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca,
yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.”
“İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan
hiçbir zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle
yapmasını bekleyemez. Ne kadar çok insanı seversek asıl sevdiğimiz bir tek
kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey
değildir.”
“Sesi bana
tekrar cesaret verdi. Uzun zamandan beri kulaklarımın en tatlı aşinası olan ve
bende yalnız iyi hatıralar uyandıran bu ses, birdenbire çıkıp gelen güvenilecek
bir dost gibi, içime ferahlık getirmişti.”
“Bir kadının bize
her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş
olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün
mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir
şey.”
Yorumlar
Yorum Gönder